

Artık, "Full Computer Name" kısmında "w2ksunucu.sirket.com" yazdığına dikkat edin. Dediğim gibi henüz ortada "sirket.com" diye bir şey yok, birazdan oluşturacağız, bu iş biraz çocuk doğmadan ismini koymak gibi...
Alt kısımdaki "Member of" bölümü kafanızı karıştırmasın. Bu alan, bu makina bir Active Directory sunucusuna üye olacak olsaydı kullanacağımız alan. Oysa birazdan biz bu makinanın üzerine AD'yi yükleyeceğiz ve kendisi bir AD sunucu, Domain Controller olacak. Şu anda bu bölüme dokunmuyoruz.
OK, OK dediğimizde makina restart edecektir
DNS'in Yüklenmesi
Restart'tan sonra Start>Programs>Administrative Tools altına baktığımızda DNS seçeneğini göremeyeceğiz. Çünkü henüz bu servisi yüklemedik. Yüklemek için Start>Control Panel diyoruz, Add/Remove Programs'a tıklıyoruz ve açılan ekranda Windows Components'i seçiyoruz.

Networking Services seçiliyken "Details" diyoruz.

DNS'i işaretliyoruz ve OK daha sonra Next ile yüklemeyi tamamlıyoruz (Bizden Windows 2000 CD'sini isteyecetir.).
Yükleme tamamlanınca, artık DNS'i Start menüsünde görebiliyoruz

Ancak şunu belirtmek lazım, DNS aslında bir Windows servisi ve aynı menüden "Services" yazan linke tıklarsanız "DNS Server" isminde bir servisin başladığını görürsünüz.

Windows servisleri (DNS Server Servisi mesela) arka planda çalışan ve bir takım görevleri yerine getiren programlardır. Bizim Start menüsünden girdiğimiz DNS ise, sadece bu servisi yönetmeye ve ayarlamaya yarayan bir programdır. Aslında DNS Servisi arka planda sürekli çalışmaktadır.
Şu anda bilgisayarımız bir DNS sunucu olarak çalışmaya başladı. Bu ne anlama geliyor? Eğer bu bilgisayar (w2ksunucu) ve ikinci bir bilgisayar (PC1 mesela) internete bağlı durumda olsalar, PC 1'in TCP-IP ayarlarında da DNS sunucu olarak "w2ksunucu" tanımlı olsa (daha doğrusu w2ksunucu'nun IP adresi tanımlı olsa), "PC 1" herhangi bir internet adresini çözümlemek istediğinde (
www.ibm.com --> ibm'in ip adresi gibi) "w2ksunucu" üzerinde çalışan DNS Server servisi
www.ibm.com'un IP adresini bulup "PC 1"e söyleyecektir.
DNS sunucularının ilk görevleri az önce de bahsettiğim gibi, kendilerine gelen isim çözümleme sorgularını yerine getirmek, yani bir bilgisayar "
www.bilmemne.com'un IP adresi ne?" diye sorduğunda bu bilgisayarın IP adresini bulmaktır. Ve Windows 2000'de DNS Server yüklenir yüklenmez bu görevi yerine getirmeye başlar.
DNS sunucuların ikinci görevi ise, üzerlerinde bir "Internet Domain", "Zone" veya "Name Space" denilen alanı tutmaktır.
Dünya çapında hiyerarşik yapıda bir DNS sistemi bulunur. Siz "
www.turkcenet.org" adresine bağlanmak istediğinizde "turkcenet.org" Domain'i içindeki "www" isimli bilgisayara bağlanmaya çalışıyorsunuz demektir. Yani bu "www" isimli bilgisayarın IP adresine ihtiyacınız var demektir. Bu durumda DNS sunucunuza bana "
www.turkcenet.org bilgisayarının IP adresini bul" dersiniz. DNS sunucu bunu nasıl bulacaktır? DNS sunucunuz aşağıdakileri adım adım uygulayacaktır.
"www" isimli bilgisayar "turkcenet" domaini içindedir ve "www" isimli bilgisayarın IP adresini "turkcenet" domainini üzerinde tutan DNS sunucu bilmektedir (DNS sunucuların 2. görevini hatırlayın). "turkcenet" domaini ise "org" domani altındadır ve onun IP adresini "org" domainini üzerinde tutan, ondan sorumlu olan DNS sunucu bilmektedir. Peki "org" domainini tutan DNS sunucunun IP adresini kim biliyor?
"
www.ibm.com", sizce bu tam bir internet domain ismi midir? Hayır. Aslında "
www.ibm.com." olmalıdır. Sondaki noktaya dikkat edin! Aslında her internet domain ismi en sonunda "." domaininin alt domainidir. "com", "org", "net", "tr", "uk", "biz", "info" ve daha yüzlerce domain ". " (nokta) domaininin alt domainidir.
Az önce peki "org" domainini üzerinde tutan DNS sunucunun IP adresini kim biliyor diye sormuştuk. Eğer "org" domainini tutan DNS sunucuya erişebilirsek (IP adresini öğrenirsek), ona "turkcenet" domainini üzerinde tutan DNS sunucunun IP adresini soracağız (daha doğrusu bizim için
www.turkcenet.org. domaininin IP adresini bulmaya çalışan DNS sunucu soracak). Daha sonra da "turkcenet" domainini üzerinde tutan DNS sunucuya erişip, "www" isimli bilgisayarın IP adresini öğreneceğiz. Eee, bu kadar uğraştan sonra da artık "
www.turkcenet.org." bilgisayarına bağlanabiliriz çünkü IP adresini öğrenmiş olacağız.
Sorumuza dönersek, "org" domainini tutan DNS sunucunun adresini "." domainini üzerinde tutan DNS sunucuya soracağız, çünkü "org" domaini "." domaininin alt domaini. Peki "." domaininin DNS sunucu adresini nerden bulacağız? İşte bu noktada "kopya" çekeceğiz.
Dünya üzerinde kendilerine bağlı tüm internet domain sisteminin tepesinde duran tek bir "." domaini vardır ve bu domain 13 adet DNS sunucu tarafından tutulmaktadır(bir domain birden çok DNS sunucu üzerinde tutulabilir böylece bu domain'e yönelik çok fazla sorgulama yapılıyorsa, yük bu DNS sunucular arsında paylaştırılır). Tüm DNS sunucu yazılımları (Windows 2000 DNS sunucusu, Linux DNS sunucusu vb.) ilk yüklendiklerinde bu 13 adet "nokta domaini DNS sunucularının" IP adreslerini bilirler. Windows 2000'de bu adresler C:\Winnt\System32\Dns\Cache.Dns isimli dosyada tanımlıdır. Bu dosyayı Notepad ile açıp inceleyebilirsiniz.
Şimdi "PC1" bilgisayarını açtınız, internete bağlandınız, komut istemine geçtiniz ve "ping support.ibm.com" yazıp entere bastınız, neler oluyor, adım adım görelim (burada anlatacaklarım, Internet Explorer'i açıp support.ibm.com adresine bağlanmakla aynı, ben sadece değişiklik olsun diye ping örneğini veriyorum).
support.ibm.com adresine ping atabilmek için önce nokta (.) domaini altındaki "com" domaini altındaki "ibm" domainine dahil olan "support" isimli bilgisayarın IP adresini bilmeliyiz. "PC1"in TCP-IP ayarlarında tanımlı DNS sunucusuna hemen böyle bir "isim çözümleme" isteği gönderilir(bu DNS sunucusu internet servis sağlayıcınızın DNS sunucusu veya kurum içindeki internete çıkışı olan herhangi bir DNS sunucu olabilir). Bu noktadan sonra DNS sunucunuz önceden IP adresini bildiği "." DNS sunucularından birisine bağlanır ve "com" domainini tutan DNS sunucusunun IP adresini alır. "com" domainini tutan DNS sunucuya bağlanır ve "ibm" domainini tutan DNS sunucunun IP adresini alır. Daha sonra "ibm" domainini üzerinde tutan DNS sunucuya kendi altında tanımlı "support" isimli bilgisayarın IP adresini sorar. Bu IP adresini sizin bilgisayarınıza iletir. Böylece support.ibm.com adresine(daha doğrusu bu isme sahip bilgisayarın IP adresine) ping atmaya başlarsınız.
İşte tüm internet DNS sistemi böyle çalışmaktadır. Milyarlarca domain ismi arasından sizin aradığınız domain'in IP adresi 1-2 saniye içinde bulunmaktadır. Dağıtık bir yapı olduğuna dikkat ediniz. "
www.turkcenet.org." şeklindeki bir adreste, tüm domainler aslında "." domainin altında olmasına rağmen "." domaini sadece "org" domainin domain sunucu adreslerini tutmakta ve sizi diğer bir bilgisayara yönlendirmetedir. "org" dan "turkcenet" e yöneliyorsunuz ve en son "www" isimli bilgisayarın IP adresine ulaşıyorsunuz. "org" domaini sadece "turkcenet"i biliyor. "turkcenet" altındaki domainlere veya bilgisayar isimlerine karışmıyor.
DNS konusu başlıbaşına bir kaç kitap dolduracak kadar geniş bir konu, burada her yazdığım satırda daha yüzlerce satırda açıklanması gereken tanımlar var. Ama aslında Windows 2000 altında çalışır bir sistem kurmak o kadar da zor değil. Şimdi biz kurulumumuza devam edelim.
DNS Ayarlarının Yapılması
Başlat menüsünden DNS'e girelim.

Az önce bahsettiğimiz gibi DNS sunucu ilk görevi olan kendine gelen isim sorgularını IP adresine çevirme işini hiç bir ayar gerektirmeden yapıyor.
İkinci görevi olan kendi üzerinde bir domain bilgilerini tutma işini şimdi ayarlayacağız.
DNS ekranı gelince karşımıza iki bölüm çıkıyor: Forward Lookup Zones, Reverse Lookup Zones.
Forward Lookup Zones altına, sirket.com, turkcenet.org, bizimfirma.biz gibi istediğimiz domain'leri oluşturacağız. Ağımızda bu domain'lere dahil edilmiş bilgisayarların isimleri ve IP adresleri burada tutulacak ve isim-->IP adresi çözümlemesi buradan yapılacak.
Reverse Lookup Zone ise tam tersi, IP adresini bildiğimiz bir bilgisayarın ismini bize bulan bölümdür.
Önce ekran görüntüsündeki gibi Forward Lookup Zones üzerine sağ tıklayalım ve New Zone ile yeni bir zone yani domain oluşturalım. Windows 2000 domain'leri ile DNS domainleri tamamen farklı şeyler olduğu için DNS altında Zone kavramı kullanılıyor.

Bize oluşturacağımız Zone tipini soruyor. Önceden varolmayan bir Zone oluşturacağımız için "Standart Primary" olarak devam ediyoruz. Bu Zone'u ilk defa oluşturuyoruz ve bu DNS server bu Zone'u üzerinde tutan ilk DNS server olacak

Şimdi oluşturacağımız Zone ismini girelim: "sirket.com"
Şimdi hemen aklınıza bir takım sorular geldiğini tahmin edebiliyorum: Ya internet'te daha önceden sirket.com adresi alınmışsa veya ileride alınırsa? Bizim zaten
www.sirket.com diye bir adresimiz var bu yaptığımız işlem bir problem yaratmasın? Ve bunun gibi sorular...
Hiç endişelenmeyin, buraya istediğimiz Zone'u tanımlayabiliriz. İsteseydik, microsoft.com yazardık ve tıkır tıkır çalışırdı. Şimdi burayı biraz açıklayalım, önce alttaki resmi bir inceleyin:

Teorik olarak bir bilgisayar ağı internete açıldığında yukarıdakine benzer bir yapı kurulması gerekir.
Sürekli bir internet bağlantısının yanısıra, internet servis sağlayıcınızdan bir de IP bloğu satın alırsınız. Yukarıda 212.20.12.x IP bloğunun alındığı görülüyor. Bu IP adresleri internet üzerinde tanımlı ve sadece size ait olacaktır. Sonra bu IP bloğundan IP adreslerini ağınız üzerindeki bilgisayarlara verirsiniz. Bu bilgisayarlar kendilerine atanmış IP adresleriyle internete çıkabilirler. Artık dünyanın herhangi bir yerinden internete bağlı bir kişi de "ping 212.20.12.1" dediğinde sizin bu IP adresini verdiğiniz bilgisayara erişebilir.
Daha sonra gidip bir internet domainini kendi adınıza kayıt ettirirsiniz. Domain'i kayıt ettirdiğiniz web sitesinde (örneğin; tr uzantılı bir adres için metu.edu.tr sitesinde domain kaydı yaparken) bu domaini üzerinde tutacak DNS sunucusu olan bilgisayarın IP adresini girmeniz istenmektedir(namı diğer "name server"). Buraya kendi ağınızda üzerine DNS sunucu kurduğunuz bilgisayarın IP adresini girersiniz(resimde 212.20.12.1).
Daha sonra bu DNS sunucuda bizim şimdi yapmakta olduğumuz gibi kendi adınıza kayıt ettirdiğiniz zone'u tanımlarsınız.
Ağınızdaki diğer bilgisayarlarda bu Zone altında(sirket.com altında yani) kendilerini kayıt ederler veya siz DNS sunucu üzerinde elinizle "pc1.sirket.com isimli makinanın ip adresi 212.20.12.2'dir" diye girersiniz.
Bu noktadan sonra tamamı internete açık bir ağınız olur. Meksika'da internete bağlı bilgisayarının başında oturan Fernandez, Internet Explorer'i açıp
www.sirket.com yazarsa sizin ağınızda ismi "www" olan, tam ismi "
www.sirket.com" olan bilgisayara bağlanmaya çalışır. Nasıl mı?
Fernandez'in bilgisayarı "
www.sirket.com" isimli bilgisayarın IP adresini kendi DNS sunucusuna sorar, bu DNS sunucu önce "." DNS sunucusuna, oradan "com" DNS sunucusuna ulaşır. "com" domainini tutan DNS sunucu "com" altındaki "sirket" domaininin IP adresi 212.20.12.1 olan DNS sunucu üzerinde tutulduğunu söyler. Bu bilgisayar da aslında, ismi "w2ksunucu.sirket.com" olan bizim bilgisayarımızdır. Bizim DNS sunucuda kendi üzerinde tanımlı olduğu şekilde "www" isimli bilgisayarın IP adresini Fernandez'in bilgisayarına iletir.
Siz de eğer bu bilgisayar üzerine(
www.sirket.com üzerine) bir Web sunucu yazılımı kurmuş ve bir web sitesi yüklemişseniz, bu amigonun karşısına sizin web siteniz çıkacaktır.
Dikkat ederseniz sirket.com'un altındaki tüm adreslerin yönetimi bizim elimizdedir. Yukarıdaki örnekte "turkcenet" isimli bir bilgisayar şu anda yok. Dolayısı ile internet üzerinden birisi "ping turkcenet.sirket.com" yazsa hata alır, ama ben hemen bu ağa bir bilgisayar dahil edip, ismini "turkcenet" koyup, sonra da DNS sunucum üzerinde onun için bir kayıt açarsam artık turkcenet.sirket.com isimli bir bilgisayar internet üzerinde tanımlı hale gelir. Benim bunu yapmak için kimseden izin almam gerekmez (com veya . domainlerinin yöneticilerinden mesela). DNS'in bu dağıtık yapısı hem güncellemelerin çok hızlı yapılmasını sağlar, hem de domain'lerin bir merkezden değil, ait olduğu kurum veya kişilerce yönetilmesine imkan tanır. Benim DNS sunucucum çökerse, bu sadece sirket.com'un erişilemez hale gelmesi demektir.
Yukarıdaki resimdeki örneğe dönersek, teoride böyle bir sistem öngörülmesine rağmen internete bağlı bir çok ağ bu şekilde çalışmaz. Bunun bir kaç nedeni vardır. Birincisi güvenliktir. Eğer ağa dahil bir bilgisayarın üzerinde WWW, FTP veya benzeri bir sunucu yazılımı çalışmıyorsa, bu bilgisayara sebebsiz yere internet üzerinden erişilmesine izin vermek mantıklı değildir.
Bir çok ağ internete bağlanırken gerçek bir IP bloğu kullanmaz çünkü bu IP blokları pahalıdır, üstelik yavaş yavaş verilecek IP bloğu tükenmeye başlamıştır.
Yerel ağ'lar kurulurken genellikle 10.x.x.x veya 192.168.x.x gibi yerel ağların kullanımı için rezerve edilmiş, gerçek IP bloğu olarak kimseye satılmayan ve internet üzerinden de yönlendirilmeyen IP aralıkları kullanılır.